Kars – Rayların bittiği yere yolculuk

Bir kaç günlük boşlukta kendimizi hemen gezi planı yaparken buluyoruz. Bir süre önce aklımıza gelmiş olan Doğu Ekspresi ile Kars gezisi yapma fikrini raftan indirdik ve gerekli hazırlıklara başladık.

Tren yolcuğunun bendeki yeri ayrıdır; küçüklüğümde annemle, üniversite dönemi arkadaşlarımla az anımız geçmedi Eskişehir-İstanbul arası trenlerde. Bu yolculuğu benim için hep bir bilinmez olan Doğu Ekspresi ile yapmak geziye ayrı bir heyecan kattı. Ankara’dan saat 18:00’da kalkan tren Kars’a Ertesi gün 18:30 ‘da varıyor neyse ki bizim için sıkıntı yok ne de olsa bizim için önemli olan yolculuğun kendisi.
Doğu Ekspresi ile ilgili detayları Doğu Ekspresi Macerası başlıklı yazımızda bulabilirsiniz

Gezi Programı:
1.Gün  Akşam 19:00 Kars Garı’na vardık.
2.Gün Ani Harabeleri, Çıldır Gezisi ,Peynir Alışverişi
3.Gün  Kars Şehir gezisi, 16:30 uçağı ile dönüş

Kars’a yaklaşırken telefonumuz çalıyor, arayan Kars’lı bir taksici. Konuşurken öğreniyoruz ki konaklayacağımız otel bizi gardan almak üzere bir taksi göndermiş. Bu karşılacağımız misafirperverliğin ilk örneği. Telefon çaldıktan bir kaç dakika sonra bu sefer de kompartmanımızın kapısı çalınıyor, bizi trende gören Dalyan’lı bir çift odamızdan yayılan müzikten cesaret alıp bizimle sohbete başlıyor. Muhabbeti ilerletiyoruz ve Kars’ı birlikte gezme planları yapıyoruz.  Kars macerası tam da istediğimiz gibi başlıyor!

Garda bizi karşılayan taksici ile önce küçük bir şehir turu yaptık, taksici bize Eski Rus binalarını gösterdi, şehir hakkında kısa bilgiler verdi ve daha sonra konaklayacağımız Konak Otel’e bıraktı. Otelde yine çok sıcakkanlı bir karşılamaya tanık olduk, çantalarımızı hemen elimizden aldılar ve sıcacık çayları getirdiler. Konak Otel, Kars’ta tercih edebileceğiniz temiz ve uygun fiyatlı otellerden birisi, diğer bir seçenek de yeni yapılan Katerina Sarayı olabilir.

Kars’ta ilk gün

Kars Yolları

Ani Harabeleri ve Çıldır gölüne gitmek istediğimiz için güne oldukça erken başladık ama Kars’lılar güne bizden de erken başlamıştı. Hava erken karardığı için Kars esnafı dükkanlarını erkenden açar köy minibüsleri erken saatte şehire ulaşırmış.
Ani ve Çıldır’a ulaşımı sağlamak için araç kiralama veya taksi ile anlaşma gibi iki tane seçeneğimiz vardı. Yolları bilmediğimiz ve kış şartlarından çekindiğimiz için Taksi’yi tercih ettik. Taksi ile Ani ve Çıldır Gezisi 250-300 TL arasında değişiyor. Araç kiralandığı takdirde kira ücreti 120 TL ye ek olarak benzin masrafı da eklenince yakın rakamlar olacağı için maddi açıdan da çok büyük bir fark olmadı.
Sabahleyin taksici bizi almaya geldi ve trenden inerken karşılaştığımız Devrim ve Nihal çiftini de kaldıkları otelden alıp Ani Harabelerine doğru yola koyulduk.

Ani Harabeleri

Ani Harabeleri Kars merkezine 40 Km uzaklıkta bulunuyor. Müze kart ile ücretsiz olarak giriş yapabilirsiniz. Bize köyde yaşayan bir abi rehberlik yaptı bu nedenle detaylı olarak gezebildik.

3 tarafı vadiyle çevrili olduğundan doğal olarak korunaklı ve Arpaçay gibi su kaynağına ola yakınlığı nedeniyle yaşamaya elverişli bir yerleşke. Söylentilere göre en ihtişamlı olduğu zamanlarda dünyanın en kalabalık 4.şehriymiş. İpek yolu’nun Anadolu’ya açılan kapısı olduğu için ticaret açısından da oldukça önemli yere sahip.
Ani’de görülebilen kiliseler ve şehrin diğer kalıntıları buranın uzun tarihinin sadece küçük bir parçası, çünkü Ani’nin altında ve etrafında bulunan mağaralar buranın tarihini MÖ 5000 senelerine kadar götürüyor. Bölgede bulunan birçok tarihi eseri Rus arkeologların ülkelerine götürdüğü biliniyor. Değerinin hala farkına varılmadığını düşünüyorum. Yer üstündeki kalıntıların yanı sıra yer altındaki mağaralarda da keşfedilmeyi bekleyen bir tarih yatıyor.

Türklerin Anadolu’ya girişini kitaplardan 1071 Malazgirt savaşı olarak bilsek de aslında 1064 senesinde Alpaslan Ani şehrini ele geçirmiş ve buraya Anadolu’nun ilk Türk camisini inşa etmiş.

Anadoludaki ilk Türk camisi - Menuçer Cami

Ermenistan manzaralı Menuçer Cami

 

Swastika ( gamalı haç)

Ani duvarlarındaki Swastika (Gamalı haç)

Abulhamrats Kilisesi ,Ani fotoğraflarında görmeye alışık olduğumuz kilise

Ani Büyük Katedral Büyük Katedral, Selçuklu fetihinden sonra ilk namaz burada kılınmış ve Fethiye Camisi adı verilmiş

Burada oldukça büyülendiğimizi söylemeden geçemeyeceğim. Bu yüzden Kars gezilerinize mutlaka Ani’yi de dahil edin.

Çıldır Gölü

Ç. Adapınar (@cagileal) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Ani’den sonra rotamızı Çıldır gölüne çevirdik. Yaklaşık 45 dakika sonra göle ulaştık. Ne yazık ki biz gittiğimizde göl donmamıştı ancak sonradan düşündüm de şimdiye kadar karla kaplı bembeyaz tepeler arasında masmavi bir gölü ilk defa görüyordum. Her ne kadar donmuş gölün üzerinde kızaklarla dolaşma, buzu kırıp balık avlama gibi etkinlikleri gerçekleştiremesek de görsel açıdan keyifli bir deneyim oldu. Benim için deniz balığının yerini tutmasa da gölde tutulan sarı sazan’ın tadına bakabilirsiniz. Biz Günay’ın yerinde Günay abi’nin sohbeti eşliğinde balıkları midemize götürdük. Kars gezinizi yaparken Çıldır gölünün donup donmadığını önceden öğrenin, eğer donmadıysa burada yapılacak çok da bir şey yok.

 

Ç. Adapınar (@cagileal) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Kars Kaşarı ve Gravyer Peyniri

Kars kaşarı Kars Kaşarı ve Gravyer aldığımız Karsak Süt Ürünleri

Çıldır’dan sonra taksici İsmet abi bizi şehir merkezine geri getirdi. Kazım Paşa caddesinde Kazım Paşa çay evinde sıcacık çaylarımızı yudumladıktan sonra cadde üzerindeki peynircileri dolaştık. İsmet abi’nin yönlendirmesiyle Karsak Peynircisi’ ne geldik. Kars’a kadar gelip de buranın mükemmel gravyer peynirinden almadan dönmek olmaz. Önder bize öncelikle tadım yaptırdı, Kaşar ve Gravyer hakkında bilgi verdi. Söylediğine göre kars kaşarında 12-13 lt süt kullanılırken gravyerde bunun iki katı kadar süt kullanılıyormuş. Gravyerin fiyatı da kaşara göre daha pahalı. Kars kaşarının kg fiyatı 23 TL Gravyerin ise 50 TL. Biz ikisinden de alıp, yük yapmasın diye evimize kargoladık. Eğer bal ihtiyacınız varsa Kars balı muhtemelen Türkiye’de bulabileceğiniz en lezzetli ballardan olabilir. Karsak peynir dükkanının karşısındaki aktardan da Kağızmanda yetişen çeşitli meyvelerin kurusunu ve ot alışverişi yapabilirsiniz. Ha bir de unutmadan söyleyeyim, bu aktarda Karslıların sımışka dedikleri ay çekirdeğinden satın alıp evinize döndüğünüzde keyifle çitleyebilirsiniz. İzmir’liler çekirdeğe çiğdem dediklerini biliyoruz da Karslıların da çekirdeğe sımışka dediklerini yeni öğrendik.

Kars’taki Rus Binaları

Peynir alışverişimizi yaptıktan sonra önce kaleye çıktık daha sonra da  eski rus binalarına hayran kalarak şehir turu yaptık. 40 yıllık Rus hakimiyetinde şehre Rusya’yı andıran binalar ve günümüze kadar ayakta kalabilmiş altyapı sistemi inşa edilmiş. Kendinizi biran için St.Petersburg’da hissedebilirsiniz. Bir de kar olursa bu sokaklarda dolaşmak gerçekten keyifli olur.

bina1

bina2 bina3

Kars Yemekleri

Son günümüzü şehir içerisinde gezilecek yerlere ayırdık. Kars Kalesini ve etrafındaki 12 havariler kilisesini gezdik. Daha sonra Kars çayının kenarında yürüyerek Kafkas Üniversitesi konservatuarına kadar olan bölgeyi dolaştık buraları gezmek için yarım gün bizim için yeterli oldu. 16:30’daki Uçağımıza binmeden önce bir önceki gün yiyemediğimiz meşhur Kars kazını yemek üzere Hanımeli Lokantasına gittik. Burada yöreye özgü yemeklerden Evelik (labada) otundan yapılan evelik aşı, Hangel, İrevan Köfte ve son olarak Kaz etinin tadına baktık. Kaz eti, rengi hindi etinden daha koyu olan ve çok daha yoğun bir lezzete sahip kimisine ağır gelebilecek bir et. Ben beğendim ancak kız arkadaşım çok da sevmedi. Bana kalırsa 1 porsiyon(çeyrek kaz) iki kişi için yeterli gelecektir biz biraz abartıp 4 kişi bir kazı paylaştık ve  masadan kişi başı 60 TL ödeyerek kalktık.
Bu arada neden Hanımeli’ni tercih ettiğimizi kısaca anlatayım. “Kars’ta nerede yemek yenir?” diye sorduğumuzda bir çok insan bizi buraya yönlendirdi ve iyi ki de yönlendirdi. Mekanın sahibi Dilek Hanım, ekonomik olarak zorluk içerisinde olan on kadar kadının evlerini geçindirmesine katkıda bulunmak için onların hazırladıkları yemekleri burada misafirlerin beğenisine sunuyor. Mutfakta tam anlamıyla bir kadın dayanışması var. Dilek Hanım’ın eşi akordiyonu ile çaldığı Sarı Kız türküsü de buradaki unutulmayan anılarımızdan birisi haline geliyor.

Kaz eti yağlı ve lezzetli. Bir kişiye bir porsiyon biraz fazla gelebilir.

Hangel Mantısı, sade mantı diyebiliriz :)

Kars gezisi bizim için çok farklı gelişti. Çünkü  tarihi kalıntıları ve şehri gezmekle kalmayıp insanlarla diyalog kurup Kars kültürü hakkında bilgi sahibi olduk. Burayı tanımış olmak kafamızda ülkemizin doğu bölgeleriyle ilgili olan bazı ön yargıların yıkılmasına sebep oldu. Siz de eğer varsa ön yargılarınızı bir kenara bırakıp trene veya uçağa atlayın ve Kars’ı keşfedin.

Sorularınız olursa yorumlara bekliyorum 🙂